Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  Forumu AraArama  YardımYardım
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Yapım Notları
 Sinemahaber.com Forum : Yapım Notları
Konu Konu: SIN CITY (Günah Şehri) Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Mesaj << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
admin
Yönetici Grubu
Yönetici Grubu
Simge

Kayıt Tarihi: 03-Şubat-2004
Ülke: Turkey
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 67
Gönderen: 03-Haziran-2005 Saat 23:20 | Kayıtlı IP Alıntı admin

“Günah Şehrinin arka yolarında bir gezinin, herşeyi bulabilirsiniz.”

 

YAPIM:

 

Günah şehrine hoş geldiniz. Bu şehir, yozlaşmış, sert, karanlık ve kırık kalplidir. Seksi kadın çeteleri, acımasız haydutlar, bozulmuş polis idaresi. Bazısı sadece intikam peşindeyken bazısıı hayatta kalma mücadelesinde. Quentin Tarantino’nun özel yönetim katkılarıyla, Robert Rodriguez ve Frank Miller’in birlikte yönettiği Sin City filmi, Frank Miller’in efsanevi çizgi roman serisindeki hikayelerin sinemaya uyarlanmasıyla gerçekleşti. Film üç hikayenin birbiri içerisinde örtüşmesiyle, üç karakteri ön plana çıkartmaktadır.

 

En sert sokak dövüşçüsü yenilmez Marv (Mickey Rourke), tanrıça kadar güzel Goldie ile beraber olur, fakat onu yataında ölü bulur ve intikam peşindedir.

 

Özel dedektif Dwight (Clive Owen) beladan kaçmaya çalışsa da o onu asla bırakmamakta, ve bir polisin katledilmesiyle de arkadaşlarını korumak için ne gerekirse yapmaya çalışmaktadır.

 

Ve de şehirdeki en son dürüst polis Hartigan (Bruce Willis) kariyerinin son saatinde, Senatörün sadist oğlundan 11 yaşındaki bir kızı kurtarmak üzere bir grupla beraber işe koyulur, ancak beklenmedik olaylar gerçekleşecektir.

 

Sin City gerçek bir şehirdir. Bu siyah ve beyaz dünya keskin ve serttir. Derin karşıtlıklarla bezenmiş bu şehirde, yozluk, bozulma, güç açlığı, ve kırık aşk hikayeleri düşsel bir metropolde yalın bir şekilde varolmaktadır. Şehir 1991’de bir çizgi roman üstadı olan Frank Miller’ın usta kalemi tarafından oluşturuldu. Daha önce Marvel için Daredevil, Batman ve Kara Şövalye’nin Dönüşü gibi çizgi romanlarda yer almış olan Miller, Ektra ve Ronin’in de yaratıcısıdır.

 

Sin City Amerika’daki büyük bir pop kültür geleneği olan ucuz romanlardan yola çıktı. 1940lı ve 50li yıllarda çok yaygın ve popüler olan bu cinayet romanları ve karanlık hikayeler, şehrin merkezine taşınarak kanun kaçaklarının  sistemle sürekli didişmesi, diyalogların sıcak öfkeyle dolup taşması ve cinsel arzunun serin yüzeyin hemen altında oluşuyla şekillendi.

 

Miller’ın kahramanları, kalın kaslardan oluşmuş tuğlalar kadar sert ve acımasız erkekler ve saf baştançıkarıcı ve vamp kadınlardır. Şehir, labirent gibi arka sokaklardan, göğe uzanan merdivenlerden ve soğuk çelik sütunlardan oluşmaktadır. Hikayeler korku ve gerilimle işlenmiş fakat klasik mitler ve trajediler kayıpların gerçekliğini göstermektedir.

 

Bu kurgusal şehrin başarısı kaçınılmazdı. Miller’ın kitaplar başta Eisner ve National Cartoonists ödülleri olmak üzere bir çok eleştirmen ve çizgi roman otoriteleri tarafından çok beğenildi. Ama Miller’ın istemediği belki de tek şey olan Hollywood eğlencesi burada yoktur ve bu da Sin City’i ziyeret edilmekten kaçınılmaz bir yer haline getirir.

 

Miller: “Başta, bunun yürümeyeceğini hissettim. Hikayeler film şeklinde yürümeyeceğinden değil, benim anladığım kadarıyla bugünkü film endüstrisi benim materyalimi olduğundan başka bir şey olarak gösterecekti.” Aynı anda Robert Rodriguezle tanışmak üzereydi. Miller: “Çizgi roman yaratarak güzel bir yaşamım vardı ve başka birinden bir çocuğumun olmasına ihtiyacım yoktu. Fakat bu Rodriguez herifi önce avukatımı sonra editörümü sonuna kadar rahatsız ederek sonra da av köpeği gibi benim izimi buldu ve sonunda da beni ikna etti.

 

Rodriguez hiçbir zaman riskten kaçmadı. Yapımları, çok küçük bütçeli El Mariachi ve From Dusk Til Dawn’dan süper hit Spy Kids filmlerine kadar büyük farklılılklar göstermekteydi. Rodriguez: “Çizgi roman dükkanlarında Sin City kitapları diğerlerinden o kadar faklıydı ki oradaki başka hiçbir şeye benzemiyordu. Okumaya başladığım dakikada hikayeler beni yakaladı, ve bu birbirine ahlakla ya da ahlaksızlıkla bağlı bu hikayelerdeki karakterler, kendi başına bir karakter olan bu karanlık şehrin içinde gerçekleşmekteydi.”

 

Yapımcı kitapları o kadar sevdi ki yapmak istediği Miller’ın değiştirilmemiş hikayelerini filme adapte etmek değil sadece çevirmek oldu. Dijital sinemada öğrenmiş olduğu herşeyi bu hikayeleri değiştirmeden kendi gerçekliğiyle kare kare filme çevirmekte kullandı. Her çizgiyi, her silüeti tam anlamıyla yansıtarak bunları bir film haline soktu. Diyaloglar film diyaloğu gibi değil, görüntüler film kareleri gibi değildi. Herhangi bir senaryodan çok daha tahmin edilemezdi. 

 

3 hikaye, 2 yönetmen ve bir vizyon:

 

Rodriguez bu çalışmaya ilk başladığında Amerika Yönetmenler Loncasının “Bir filmin bir yönetmeni olur” kuralından haberi yoktu. Kural kitabı telefon rehberinden kalındı. Onlar Rodriguez gibi deneyimli ve birçok başarılı çalışmaya imza atmış bir yönetmenin ilk yönetmenliğini yapacak olan Frank Miller’la beraberliğinden hoşlanmamıştı. Oysa Miller zaten doğal olarak bir yönetmendi. Sadece, onun kullandığı kalem ve kağıttı. O zaten bir anlatıcıydı. Onun bu Sin City yaratısının sinemaya çevrilmesinde yönetimi şarttı. Lonca hala hayır diyordu. Rodriguez de DGA’dan (Directors Guild of America) ayrılmak ve bu çalışmayı bağımsız olarak yapmak zorunda kaldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KARAKTERLER:

 

 

Sin City nüfusu, karanlık şehirsellik içerisinde, seçimle ya da zorunlu durumlarla yaşamak zorunda kalanlardan oluşmuştur. Bazısı tamamen kötülük, pislik ve yozlaşmanın tam içindeyken, bazısı da sadece ruhlarını korumaya çalışmaktaydı. Karakterleme beklenenden çok daha hızlı gerçekleşti. Çalışmayı duyan bütün aktörler, çekiciliğini farkedip koşarak geldiler. Materyal büyük bir kadroyu çekebilmek için fazlasıyla yeterliydi. Birinci gün Mickey Rourke, ikinci gün Bruce Willisle anaştık ve oradan devam etti. Proje hani o baştan şanslı olanlardandı. İlk resimleri gören hayran kalıyor ve uzaklaşamıyordu. Söylenmesi anlatılması gereken bir şey yoktu. Film herşeyi kendi anlatıyordu.

 

 

MARV (Mickey Rourke)

 

Marv Sin City’nin ilk hikayesinde tam ortadadır. Şansın da yaver gitmesiyle bir gece çok güzel bir kadının ona yakınlık göstermesi ve sabahında kadını yatakta ölü bulmasıyla intikam peşine düşer. Marv ne olursa olsun katili bulacak ve temizleyecektir. Mickey Rourke daha önce Rodriguez ile Once Upon A Time in Mexico’da çalıştı. Rodriguez Miller’a Marv’ı oynayabilecek tek kişinin Rourke olduğunu söylediğinde “Hani şu Dokuz Buçuk Hafta’da oynayan adam mı” demesi ikisinin bir an önce tanışmasının gerekliliğini doğurdu. Rourke bu iş için çok uygundu. O MARV’dı. Makyajın da katkısıyla Rourke kitaplardakinin aynısı olmuştu.

 

Rourke, Sin City’ye aşık olmuştu. Hemen bir çizgi roman dükkanına giderek kitapları satın aldı. Daha önce hiç çizgi roman oumadığından böyle bir yere ilk defa geliyordu. Ancak kitapları okudukça hayranlığı daha da arttı ve Rourke a göre yapılabilecek ve söylenecek çok şey vardı. Çok değişik olacaktı. Fakat yine de Marv’ın hayataın kendisinden büyük olan karakterine çok dalmak istemiyor ve Miller’a mümkün olduğunca sadık kalmaya gayret ediyordu.

 

GOLDIE (Jaime King)

 

Marv’ın tek gecelik ilişkisi aynı zamanda da tek aşkı Goldie, White Chicks ve Bullerproof Monk’tan hatırladığımız Jaime King tarafından oynandı. Sin City’nin OLD TOWN (Eski Şehir) denen kısmındaki hemen hemen bütün kadınlar fahişeydi, ve bu da jenerasyondan jenerasyona iletilen bir şeydi. Şehirde hem çok güçlülerdi hem de herkesin hedef tahtasıydılar. Goldie hayatının tehlikede olduğunu anlayınca güçlü bir koruyucuya ihtiyaç duydu ve bu da Marv idi. Sonuçta onu koruyamadı fakat en azından intikamını alacaktı.

 

Şahsi düzeyde Jaime King, Sin City’yi akıl açan bir deneyim olarak gördü. “Bu çizgi roamn gibi birşeyi daha önce hiç görmemiştim. Bu filmde oynamak çok fazla dikkat gerektiriyordu, daha çok bir tiyatro oyunu gibiydi. Herşey çok yaratıcıydı ve bunu gerçekleştirmek için orda olmalıydım.”

            

 

 

KEVIN (Elijah Wood)

 

Marv Goldie’nin intikamı peşindeyken yolu başka bir sert ve etobur karakter olan Kevin’le çakışır. Wood, Lord of the Rings’teki Frodo Baggins rolünden çok saparak bu havada uçan tekmeler atan bir sapığa dönüşmüştü. Bu onun için gerçekten büyük bir rekabetti. Zamanını kayışlar ve kemerler içinde çekimlerde geçiriyordu. Kevin her zaman sakin olan, fakat ruhunu bulamamış bir karakterdi. Kesinlikle bir sapıktı ve kurbanlarını sessizce takip ederk avlıyor ve sonra da yiyor ve bundan büyük bir huzur buluyordu. Belki de bu onun aşk anlayışıydı.

 

Texas’taki sette Wood: “Daha da fazla baştan çıkarılmıştım, çünkü bu hikayeler hakkında çok heyecanlı olan Rodrigues ve hikayeleriin gerçeğe dönüşmesinden büyük keyif alan Miller arasındaki atmosfer gerçekten harikaydı. Sin City ziyaret etmek için fevkalade bir yer, ama orda kalmak akıllıca değil.“

 

DWIGHT (Clive Owen)

 

Sin City’nin göbeğindeki hikayelerin kahramanlarından biri de Eski Şehir kızlarının tek güzvendiği erkek olan eski foto muhabiri Dwight idi. Hayatını değiştirmeye çabaladı. Ama kızlar mafyaya karşı geldi ve bir polis öldürüldü, böylece Dwight arkadaşlarını korumak için kendini çatışmanın tam ortasında buldu.

 

Rodriguez ve Miller Altın Küre sahibi Clive Owen’ı bu role soyundururken emin değillerdi. Fakat zaman geçtikçe Owen’ın kendine has özgüveni ve gizemliliği onu mükemmel bir Dwight yapıyordu.

 

Miler: “Owen inanılmaz bir aktör. Tam bizim aradığımız gibi. Bir labirent gibi. Hikayesi arkadaşlık ve hayatta kalma üzerine kurulu. Olaylar yakasını hiç bırakmasa da seyirciye göz kırpmadan o kendi manevrasını yapıyor. » . Her erkek gibi Dwight’ında kalbinde kadınlar için yumuşak bir köşe var. Bu onu çok vurulabilir bir hale sokuyor. Owen ise “Daha önce zaten kağıdın üzerinde yaratılmış birşeyi özgür kılmak ve tekrar oluşturmak çok ilginç bir deneyim. Daha önce hiç yapmamış olduğum birşey.”

 

GAIL (Rosario Dawson)

 

Dwight’ın hikayesi oluştukça Sin city fahişelerinin lideri Gail ile işbirliği kaçınılmaz hale geliyor. Gail daha önce Dwight’ın hayatını kurtarmış ve ona yeni bir kimlik sağlamıştır. Gail’in rolü Miller’a göre çok fazla şey isteyen bir rol, Çünkü Gail bir çok özelliği aynı anda barındırıyor. Tabbi ki çok seksi olmalı. Aynı zamanda da hem sinirli hem de çok komik... Rosario benim Gail hakkında bildiğim herşeyi, verebildi.

 

Dawson: “Kitapları okumaya başladığımda tamamen uçtum gittim. Sonra sete gittiğmde herşeyin nasıl fotoğraflandığını gördüm. Aktörlerin makyajla ne hallere girebileceğini görmek çok heyecan vericiydi. En güzeli ise Sin City Miller’ın kafasında tamamen belirli idi, ve Rodriguez de bunu nasıl sahneye geçireceğini çok iyi biliyordu. Gail’ı oynamak zordu, çünkü o aslında Sin City’de kanunları ve kuralları temsil ediyordu. Yüyrüyüşü bile şerifinki gibiydi.”

 

 

JACKIE BOY (Benicio Del Toro)

 

Jackie Boy, bir zamanların dürüst fakat şu anda tamamen bozulmuş ve yozlaşmışher türlü belaya bulaşmış polisini canlandırıyor. Oskar ödüllü Del Toro’nun kafasına batmış bir silah namlusuyla gerçek bir yaratık gibi ortalıkta gezinmesi belki de filmin en önemli sahnelerinden birisiydi.

 

Miller: “Benicio filme çok önemli bir katkıydı. O buraya bazı şeyleri değiştirmeye değil katkılarda bulunmak için gelmişti. Bunu da çok beklenmeyecek şekillerde gerçekleştirdi.  Ona her baktığımda hareketleri dahil gerçek Jackie Boy’a ne kadar benzediğini gördüm.“

 

HARTIGAN (Bruce Willis)

 

Eğer bu filmde gerçek bir kahraman varsa o da Hartigandan başkası olamaz. Şirdeki son dürüst polis ve emekli olmak üzere. Kendine son belirlediği görev ise 11 yaşındaki Nancy’yi senatörün sapık oğlunun ellerinden kurtarmak. Rodriguez Hartigan rolü için hemen Bruce Willis’i düşündü. O eski bir Mavi Ay dedektifi olarak bu rol için mükemmeldi.

 

Ayrıca Miller, Bruce Willis’in adamışlığına hayran kaldı. İlk yönetmenlik denemesini yapan biriyle çalışmak zor olacak gibi göründüyse de zaten kitapların büyük bir hayranı olarak Willis büyük katkılarda bulundu. Bu filmde eğer Marv Dionyssos ise Hartigan da Apolloyudu. Willis: „Ben her zaman böyle karanlık, şiirsel ve zor yutulur hikayeleri severdim, ama filme uyarlanabiceğini sanmazdım. Fakat Robert kendi keşfettiği bu yeni dijital çekim tekniğiyle bunları olanaklı kıldı.“ 

 

Robert Rodriguez (Yönetmen, Prodüktör, Sinematograf, Müzik Yönetmeni, Editör)

 

Rodriguez, ilk filmi olan El Mariachi’yi henüz 23 yaşındayken 7000 Dolar bütçeyle çekti, fakat büyük başarıya ulaştı. Film Amerika’da çıkan ilk İspanyolca Amerikan filmiydi, ve büyük bir stüdyo tarafından çıkış yapan en küçük bütçeli filmdi. Bu filmle birçok ödülü evinin salonuna yerleştiren Rodriguez, kariyerine El Mariachi’nin devamı olan Desperado ile devam etti ve bu da Antonio Banderas’ın ilk defa Amerikan seyircisiyle baş rolde tanışmasıydı. 1995’te 4 yönetmenin 4 ayrı odayı çektiği Four Rooms adlı yapımda Banderas’ın odasını çekti. Burada Tarantino ile tanışarak, onla bir takım oluşturdular. 1996’da Tarantino’nun senaristlik ve başrol oyunculuğu yaptığı From Dusk Till Dawn’da başarısını perçinledi. 1998’te başrollerini Josh Hartnett ve Elijah Wood’un oynadığı The Faculty filmini çekti. 2001’de hayallerinden biri olan aile macerası Spy Kids’i çekti. Filmin 100 milyon dolardan fazla başarısı üzerine ikinci ve üçüncüyü çekti. Eylül 2003’te El Mariachi üçlemesinin üçüncü filmi olan Once Upon A Time In Mexico’yu çekti. Haziran 2005’te 7 yaşındaki oğluyla beraber yazdığı The Adventures of Sharkboy and Lava Girl in 3D adlı filmi Amerika’da vizyona girecek.

 

Frank Miller (Yönetmen, Yazar, Prodüktör)

 

Sin City, Frank Miller’ın ilk yönetmenlik denemesi oldu. Benzerlerinden farklı karanlık ve ucuz dedektif hikayelerinden oluşan iyi ve kötünün başka hiçbiryerde görülmediği gibi çatıştığı çizgi roman serisinin yaratıcısıdır. Çizgi ramancılığa henüz çocuk yaşlarında başlayan Miller, Gold Key, DC ve Marvel gibi bu sektördeki en büyük firmalarla çalıştı. İlk defa Örümcek Adam’ın Daredevil’le birlikte kötülere karşı savaştığı episodda adını duyurdu. Bundan bir yıl sonra Daredevil’ın kurşun kalemciliği görevini üstlendi. Kısa süre içinde de kendi hikayeleri yayınlanmaya başladı. Bu yıllarda Elektra adlı kahramanı yaratan Miller, ününü arttırdı ve Batman: Kara Şövalyenin Dönüşü’nde zirveye çıktı. İlk solo çalışması olan Sin City kitapları serisi, bir çizgi romana verilebilecek tüm ödülleri topladı. Ayrıca sinema için de Robocop 2’nin senaryosunu ve şu an halen çekilmekte olan üçüncüsünü yazdı.

 

Quentin Tarantino (Özel Konuk Yönetmen)

 

Tarantino, 17 yaşında okulu terk ederek aktörlük okullarına devam ederk tuhaf işlerde çalışmaya başladı. 22 yaşında Manhattan Plajındaki Video Archives dükkanında çalışmaya başlayarak eski filmler hakkındaki büyük bilgisi işe yaramaya başladı. Birlikte çalışmakta olduğu Roger Avery ve Jerry Martinez ile birlikte burayı ufak bir film okulu haline getirdiler. Daha sonra kendi filmini yapmanın zorluklarıyla boğuşan Tarantino, 1991’de Reservoir Dogs’u yazdı, ve bir aydan kısa bir süre çerisinde çeşitli Los Angeles mekanlarında filmin çekimini bitirdi. Film olağanüstü başarıya ulaştı ve üzerinde çalışmakta olduğu senaryoların ikisini de hemen sattı. Bunlar da True Romance ve Natural Born Killers idi ve onlar da başarılarını sürdürdüler. 1994’te katmanlardan oluşan üç boyutlu satranç oyunu niteliğindeki Pulp Fiction ile sadece büyük başarıyal ulaşmakla kalmadı ve 70lerin megastarı John Travolta’yı tekrar vitrine soktu, Samule Jackson’ı en üst düzey star haline getirdi ve Uma thurman en aranılan aktrislerin arasına yerleştirdi. 3 yıl dinlendikten sonra 1997’de Jackie Brown’la Altın Küre ve Oskar adaylıklarına layık görüldü. Ayrıca kariyerine başladığındaki ilk amacı olan aktörlük de yaptı. Kendi filmlerinde ufak roller aldığı gibi, başka yönetmenlerin filmlerinde de oynadı. Prodüksyon ortağı Lawrance Bender ile kumuş oldukları A Band Apart şirketiyle Killing Zoe, Curdled ve God Said, HA gibi filmerde prodüksyon yaptı. Son yılarda ise Kill Bill serilerinin yapımları dışında, yeni filmi Inglrious Bastards’ın senaryosu üzerinde çalışmaktadır.

Yukarı Dön Göster admin's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: admin
 
actionangel
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı


Kayıt Tarihi: 02-Temmuz-2005
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 17
Gönderen: 21-Ocak-2006 Saat 02:21 | Kayıtlı IP Alıntı actionangel

 Harika, biraz geç olsa da ?imdi okudum , ben robert rodriguez hayranyyym ve e?er varsa el mariachi den önce çekti?i kysa filmlerin listesini sizden rica edecektim....

Sin city ise , çizgi roman tadynda mükemmel bir yapym olmu?, açykçasy ben rodriguez den böyle farkly bir yapym beklemiyordum, bilgiler için te?ekkürler...

Yukarı Dön Göster actionangel's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: actionangel
 
Sniper
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı
Simge

Kayıt Tarihi: 27-Ocak-2006
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 11
Gönderen: 27-Ocak-2006 Saat 17:20 | Kayıtlı IP Alıntı Sniper

bu bir sinema my?
Yukarı Dön Göster Sniper's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: Sniper Ziyaret Sniper's Ana Sayfa
 
TYLER_DURDEN
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı
Simge

Kayıt Tarihi: 22-Şubat-2006
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 16
Gönderen: 22-Şubat-2006 Saat 16:53 | Kayıtlı IP Alıntı TYLER_DURDEN

SÜPER BY FYLM...KESYNKES HERKES YZLESYN...FYLMYN BÜYÜK BÖLÜMÜ BLUE BOX TEKNOLOJYSY KULLANILARAK ÇEKYLMY?.Quentin Tarantino 'nun olmasy da zaten filmi izlemek için yeterli bi neden...
Yukarı Dön Göster TYLER_DURDEN's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: TYLER_DURDEN
 
girljedi
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı
Simge

Kayıt Tarihi: 06-Şubat-2006
Ülke: Turkey
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 10
Gönderen: 30-Mart-2006 Saat 19:16 | Kayıtlı IP Alıntı girljedi

valla gerçekten hoş çekilmiş karakterlerin olayları ayrı ayrı fakat öle yada böle yoları kesişmiş bu çok hoş:)tabi onlar bunlardan habersiz ama garip bir görünüşü vardı beyazperde ama çizgiromanıun aynısını göstermeyi başarmışler bölece:)2.i izlermiyim bilmiyoırum ama:)

__________________
"Hello There"
Obi Wan Kenobi
Yukarı Dön Göster girljedi's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: girljedi Ziyaret girljedi's Ana Sayfa
 
fighter
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı
Simge

Kayıt Tarihi: 28-Mart-2006
Ülke: Turkey
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 9
Gönderen: 31-Mart-2006 Saat 10:50 | Kayıtlı IP Alıntı fighter

ben filmi izlemedim ama duydu?uma göre ikincisinde angelina jolie oynuyacakmış.valla fena olmaz.filme ayrı bir tat katar.
Yukarı Dön Göster fighter's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: fighter
 
NeFI2eT
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı


Kayıt Tarihi: 07-Nisan-2006
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 2
Gönderen: 07-Nisan-2006 Saat 17:52 | Kayıtlı IP Alıntı NeFI2eT

Sayfa görüntülenemiyor

Aradı?ınız sayfa şu an kullanılamıyor. Web sitesi teknik sorunlar yaşıyor olabilir ya da tarayıcınızın ayarlarını de?iştirmeniz gerekebilir.

Lütfen bunları deneyin:

  • refresh.gif 82 bytes Yenile dü?mesini tıklatın veya daha sonra yeniden deneyin.
  • Sayfanın adresini Adres çubu?una girdinizse do?ru yazdı?ınızdan emin olun.
  • Ba?lantı ayarlarınızı do?rulamak için Araçlar menüsünü sonra da Internet Seçenekleri'ni tıklatın. Ba?lantılar sekmesinde Ayarlar'ı tıklatın. Buradaki ayarlar, yerel a?ınızın (LAN) yöneticisi ya da Internet servis sa?layıcınız (ISS) tarafından yapılanlar ile eşleşmelidir.
  • A? Yönetici'niz etkinleştirdiyse Microsoft Windows a?ınızı inceleyip a? ba?lantı ayarlarınızı otomatik olarak bulabilir.
    Windows'un bu ayarları arayıp bulmasını istiyorsanız,
    A? Ayarlarını Bul'u Ayarları Bul tıklatın
  • Bazı siteler 128-bitlik ba?lantı güvenli?ini zorunlu tutmaktadır. Yüklü güvenlik güç derecenizi belirlemek için önce Yardım menüsünü sonra da Internet Explorer Hakkında'yı tıklatın.
  • Güvenli bir siteye erişmeye çalışıyorsanız Güvenlik ayarlarınızın bunu destekledi?inden emin olun. Araçlar menüsünü sonra da Internet Seçenekleri'ni tıklatın. Gelişmiş sekmesinde güvenlik kısmına kayın ve SSL 2.0, SSL 3.0, TLS 1.0, PCT 1.0'a ilişkin ayarları de?iştirin.
  • Başka bir ba?lantıyı denemek için Geri dü?mesini tıklatın.


Sunucu ya da DNS Bulunamadı Hatası
Internet Explorer

Yukarı Dön Göster NeFI2eT's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: NeFI2eT
 
Mhg13
Yeni Kullanıcı
Yeni Kullanıcı
Simge

Kayıt Tarihi: 04-Ekim-2009
Ülke: Turkey
Aktif Durum: Pasif
Gönderilenler: 15
Gönderen: 04-Ekim-2009 Saat 22:28 | Kayıtlı IP Alıntı Mhg13

Sniper Yazdı:
bu bir sinema my?

Sence ??



__________________
Dikkat Dikkat Ben GeLdim .. =)
Yukarı Dön Göster Mhg13's Özellikler Diğer Mesajlarını Ara: Mhg13 Ziyaret Mhg13's Ana Sayfa
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce Giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Powered by Web Wiz Forums version 7.9
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide