SINEMAHABER Siyahlı Kadın 9 Mart 2012'de vizyonda

Siyahlı Kadın 9 Mart 2012'de vizyonda

Genç avukat Arthur Kipps (Daniel Radcliffe) 3 yaşındaki oğlunu bırakıp, uzak bir mesafedeki Crythin Gifford kasabasına gitmek zorunda kalır. Orada Eel Malikanesi’nin merhum sahibinin hukuki işlemlerini yürütecektir. Bu ürpertici ve garip malikaneye varmasıyla, kasabanın geçmişindeki karanlık sırlarını keşfetmeye başlayacaktır. Siyahlara bürünmüş, esrarengiz bir kadının görüntüsünün belirmesiyle de içinde hissettiği ürperti an be an artacaktır.


Yorum Yaz ve Oku


YAPIM NOTLARI
Susan Hill’in aynı adlı çok satan eserinden uyarlanan Siyahlı Kadın “The Woman In Black”, kayıp, intikam ve matemin karanlık hikayesini anlatıyor. Bir Neil Gaiman uyarlaması olan Stardust’ın ve bir çizgi-roman uyarlaması olan X-Men:First Class’ın başarılı senaristi Jane Goldman, bu dönem romanını 21. Yüzyıl seyircisine uygun bir dille beyaz perdeye uyarlıyor.
2008 yapımı Eden Lake filminin yönetmeni James Watkins yine bir gerilim filminde yönetmen koltuğuna oturuyor ve başrolde karşımıza Harry Potter karakteriyle hafızalara kazınana Daniel Radcliffe’i çıkarıyor.
The Woman In Black 1982 yılında ilk yayınlandığında, yazar Susan Hill kitabının başka bir sanat dallarına malzeme olabileceğini hiç düşünmemiş. “Yazdığınız eser sizin için sadece bir kitap. Onu başka bir medya için yazmıyorsunuz. Siz sadece kitabı yazıyorsunuz ve başkaları gelip, sizden onu alıyor.” diyor.
Susan Hill’in bu eseri beyaz perdeye ilk defa taşınıyor. Kitabın, daha evvel televizyon filmi, tiyatro oyunu ve radyo tiyatrosu yapılmış fakat bu ilk sinema uyarlaması. Proje, filmin yapımcısı Richard Jackson’a 1997 yılında gelmiş. “Kitabın film adaptasyonu için tehlikeli bir tarafı var. Geçen yıllarda pek çok senarist ile yazım süreçlerimiz oldu, hiçbir senaryo beni bu kadar tatmin etmemişti.” diyor.
Bu projenin hayata geçmesindeki itici güç Hammer’ın CEO’su Simon Oakes’la yapılan bir toplantı olmuş. En eski yapım şirketlerinden biri olan efsanevi Hammer markasını tekrar güçlendirmek isteyen Simon Oakes için yapımcı Richard Jacksom şunları söylüyor: “Bu işin nereye varacağıyla ilgili ciddi endişelerim olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Daha önce de Hammer’ı diriltmek adına teşebbüslerimiz olmuştu. Fakat Simon bu konuda ciddi olduklarını açıkça belirtti. Kaliteli, Susan Miller’ın öyküsüne bağlı kalacak bir taraftan da günümüz sinema izleyicisi yakalayacak bir film yapma tutkusuyla doluydular.”
Hammer yeniden doğma çalışmalarına, korku sinemasına ağırlık vererek devam ediyor. Simon Oakes’un The Woman In Black’e bu kadar önem vermesinin sebebi de türü ve bu tür içindeki farklılığı aslında. Simon Oakes şöyle açıklıyor: “Ekip olarak öncelik verdiğimiz nokta, son dönem korku sinemasında gördüğümüz pek çok örnekte olduğu gibi kanlı ve vahşi bir sinemadan ziyade daha klasik bir korku türünde kalmaktı. The Woman In Black bu amacımızı yerine getirmek için ciddi bir potansiyele sahip.”
Yapımcı Richard Jackson, senarist arayışları sürecinde zorlandıklarını ve başından beri en çok Jane Goldman ile çalışmak istediklerini belirtiyor. “Jane Goldman başından beri bu proje için çok heyecanlıydı. Onunla ilgili evvelden de pek çok şey okumuştum, yaptığı işleri de biliyordum. Bunun için doğru insan olduğu apaçık ortadaydı. Nihayetinde onun yazdığı senaryo herkesi bir araya topladı. Yönetmen James Watkins senaryoyu okudu ve bayıldı. Daniel Radcliffe Harry Potter’ın hemen ardından okudu ve çok beğendi. Tüm ekibi bir araya getirmemizde Jane’in senaryosunun payı çok büyük.”
Senaryo tamamlandığında, sonuç Susan Hill’i çok heyecanlandırmış. “Jane okumam için bana senaryoyu yolladığında “Pekala, gayet iyi ama…” dedim. “Sadece bunun harika bir iş olduğunu düşündüm. Jane, sanırım, hikayedeki bazı değişikliklere müdahale edeceğimi düşünüyordu fakat benim takıldığım nokta bu değildi. Benim endişem hikayenin bambaşka bir şeye dönüşmesiydi. Ama o bunu yapmamıştı. O kadar yetenekli ki, ortaya çıkan senaryo bir şekilde aynı anda hem onun hem de benim işim.”
Jane Goldman başından beri senaryo yazarken kullanacağın dilin etkisinin çok önemli olduğunun farkındaydı. “The Woman In Black harika bir roman. Çok başarılı bir tiyatro adaptasyonu var. Daha önce uyarlamaları olduğu için, TV filmi ve tiyatro oyunu olarak, yani daha önce anlatılmış bir hikaye olduğu için şu çok açıktı ki; bu filmin mutlaka ilave özellikleri olmalıydı. Benim görevim daha çok sinema izleyicisiyle The Woman In Black’i tanıştırmaktı. Stephen Mallatratt nasıl kitabı tiyatro diliyle yeniden anlattı ben de sinema diliyle tekrar anlatmanın niyetindeydim.”
Senaryonun yazıldığı süreçte, Eden Lake’in yönetmeni James Watkins tesadüfen Jane Goldman’ın bu senaryoyu yazdığını öğrenmiş ve menajerine bu proje ile ilgilendiğini söylemiş. James Watkins “ Ben de o dönemde bir hayalet hikayesi üzerinde çalışıyordum, bir şekilde olmadı. Jane’in senaryosunu okuduğumda yapamadığım projede olmasını istediğim herşeyin bunda olduğunu gördüm. Evet, bu bir korku filmiydi ama zamanda duygusal tarafları da ağırlıklıydı. Beni heyecanlandıran bir senaryoydu ve okuduğum anda, bu filmi yapmak istedim.” diyor.
Simon Oakes yönetmenle ilgili şunları söylüyor: “James çok zeki bir adam. Bir hikayeyi nasıl anlatması gerektiğini ve aynı zamanda hikayedeki korku öğelerini nasıl açığa çıkaracağını bilen harika bir yönetmen.”
Filmin başrol kahramanı Arthur Kipps’i kimin canlandıracağına karar verme sürecinde, yönetmen James Watkins hikayedeki hüznü ve hassasiyeti harmanlayabilecek genç bir yetenekle çalışmaları gerektiğini düşünmüş. Watkins’e göre Harry Potter serisi ile üne kavuşan Daniel Radcliffe en uygun seçenekmiş. “Daniel ile bir araya geldiğimizde uzun uzun konuştuk ve karaktere aynı şekilde baktığımızı fark ettik. Arthur Kipps, Daniel’ın canlandırmak isteyeceği kadar zengin bir karakter ve bu karakterde keşfedeceği çok fazla derinlik var aslında.
Senarist Jane Goldman da aynı şekilde, Daniel henüz başrol oyuncusu olarak belirlenmeden evvel aynı fikirdeymiş. Arthur karakterini hep genç biri olarak hayal etmiş. “Özellikle hikayenin geötiği dönem ve karakterin sosyal çevredeki konumu göz önüne alındığında Arthur mutlaka genç biri olmalıydı.” diyor Goldman.
Yapımcı Richard Jackson “Senaryoyu Daniel’a verdiğimde Amerika’ya doğru yola çıkıyordu. Senaryoyu uçak seyahati sırasında okudu ve iner inmez menajerini arayıp bu filmde oynamak istiyorum dedi.” diyor.
Daniel Radcliffe’in bu role sıcak bakmaktaki en önemli sebebi, onu üne kavuşturan “büyücü
çocuk” karakterinden bir an evvel sıyrılmak. “Potter karakterini canlandırdığım için çok memnunum ve gururluyum. Fakat şimdi insanlara gerçek bir aktör olduğumu göstermenin zamanı geldi. Bunun yapmanın yolu da kendime ilginç ve farklı karakterler ve projeler bulmak.” Diyor Daniel Radcliffe.
Goldman’ın senaryosunu okuyunca ve Watkins’le ile yaptığı görüşme sonrasında genç aktör, Arthur Kipps karakterinin kendisi için yerinde bir meydan okuma olacağına karar vermiş. “Arthur çok karışık bir karakter bir yandan da kendi içinde bir sakinliği var. Gerçekten bir oyuncunun canlandırmak isteyeceği en ilginç karakterlerden biri.” diyor Daniel Radcliffe.
“Viktoria döneminde geçen bir hayalet hikayesinde rol almak oldukça cezbedici. Yönetmen James ile görüşmemizde Kubrick’ten bir alıntı yapmıştı. Doğaüstü olaylara yer veren hikayeler bir yandan da tesadüfi bir şekilde teselli edici. Çünkü ister istemez ölüm sonrası yaşamın varlığına işaret ediyorlar. Bu hikayede de karısını kaybetmiş bir adam, esrarengiz bir eve gidiyor ve ölmüş bir kadının hayaletini görmeye başlıyor. Adamın orada kalma ve o hayaleti bulma sebebi saklı kalmış bir istekle veya içgüdüyle ilgili aslında. Karısının şu anda daha iyi bir yerde olduğunu hissetmeye ihtiyacı var.”
Yönetmen James Watkins, Daniel Radcliffe’in Arthur Kipps karakterine olgunluk kazandırdığını düşünüyor. “ Daniel yaptığı sanata gönülden bağlı. Ayrıca bana çok güvendi ve onu oyunculuğu ve oynadığı karakterle ilgili farklı noktalara taşımama izin verdi. Bana öyle geliyorki Daniel kendiyle çok fazla uğraşıyor, derinlere iniyor, bakış açısını değiştirmeye çalışıyor ve bir oyuncu olarak kendini farklı farklı yollarla geliştiriyor. Seyirci bu filme yepyeni bir Daniel ile karşılaşacak. Artık karşılarında yetişkin bir oyuncu var. Seyirciler ve hayranları onun bu performansı karşısında nefeslerini tutacak.”
Susan Hill da Daniel Radcliffe’in başrol için çok uygun bir oyuncu olduğunu düşünüyor. “Ben Harry Potter serisini okumadım. Filmleri de izlemedim ama tabi ki Daniel Radcliffe’i biliyordum. Ve onunla tanıştığımızda onun hikayeye ve senaryoya bakışından doğru kişi olduğunu anladım. Bir röportajında The Woman In Black’in sadece bir ürkütücü olmadığın, aynı zamanda içinde keder, yakının kaybetme acısı ve bunun insana neler yaşattığının olduğunu da söylemiş. Çok haklı. Bu hikayenin en önemli kısmı ve onun yakalamış, o hikayeyi gerçekten anlamış.”
Filmde Daniel Radcliffe ile birlikte rol paylaşanlar arasında Crythin Gifford kasabasının sakinlerini canlandıran Ciarán Hinds, Janet McTeer ve Shaun Dooley var. Yönetmen James Watkins yan kastı oluştururken, bu karakterlerin de gerçek olmasına özen gösterdiklerini söylüyor. “Onları ötekileşmiş köylüler olması ya da taşradan gelen, kıro insanlar olmalarını istemedik. Bu insanların hissettikleri bir acı var, büyük bir kayıpları var ve davranışlarını etkileyen korkuları. Bu karakterler köylü olmanın ötesine geçmeliydi.”

Diğer ilgili haber ve yazılar
Oscar'ın bu yılki adayları açıklandı
Sinema dünyasının en prestijli ödülleri Oscar'ın bu yılki adayları az önce açıklandı. İşte kategoriler ve adaylar...[tıkla]
Yukarıdaki Tehlike 12 Kasım'da sinemalarda
Los Angeles kentinin üstünde garip ışık huzmeleri belirir ve bu ışıklar insanları, sanki ışığa uçan pervaneler gibi kendisine çeker. Uzaydan gelen bir güç insanlığı bu dünya üstünden silmeye çalışır. Birkaç saat içinde kimse kalmamış olacaktır.[tıkla]
Toprak Altında 08 Ekim 2010'da
Gözlerini aç. Irak’ta toprağın 2 metre altında kapalı bir yerdesin. Sadece 90 dakika daha soluk almana yetecek kadar hava var. Dış dünyayla tek temasın, pek iyi çekmeyen ve şarjı da bitmek üzere olan gizemli bir cep telefonu. Her geçen saniye ölüme bir adım daha yaklaşıyorsun...[tıkla]
INCEPTION ilk haftasında rekor kırdı
Leonardo DiCaprio’nun başrol oynadığı “İnception” filminin gişe başarısı!..[tıkla]
"Deney" (Splice) 23 Temmuz'da vizyona giriyor
Duka Filmcilik dağıtımıyla Horizon International tarafından 23 Temmuz 2010'da vizyona çıkarılacak olan Vincenzo Natali’nin yönettiği ve Adrien Brody, Sarah Polley, David Hewlett ile Abigail Chu’nun oynadığı "Deney" (Splice) adlı filmin produksiyon notları.[tıkla]


REKLAM

Tamer Karadağlı sizce nasıl bir oyu
Çok iyi bir oyuncu
Sert, klasik erkek tipi
İleride daha iyi olacakt&
İyi bir oyuncu değil

İnternetara Sinema

Fragmanlar

Beyaz Perde
Biletix Sinema
Film.gen.tr
Fotografara
İnter Sinema
Sinema
Sinema Fanatik
Sinema Film
Sinemakolik
Tv Yorumları
SinePort
IMDB
Cinema.com

Allmovie

Ifilm
Atom Films
Film.com
Film Festivals
Indiewire
Her türlü bilgi ve haber için bize ulaşabilirsiniz: sinema@sinemahaber.Com
Bu sitenin tüm hakları saklıdır, haberleri kaynak göstermeden ve izin almadan kullanmayınız.
web design: umut@org
Fragmanlar
fragman
Dizi Fragmanlar
Güneşi Beklerken
Sineme
film fragmanları
Dizi
dizi fragmanları
Arama
google
sözlük
Güncel
sonhaber
TV
canlı radyo